Bir İstanbul şoförüne yolun ne kadar süreceğini sorarsanız genellikle bir soruyla karşılık verir: Saat kaçta? Aynı yolculuk kırk dakika da sürebilir, iki saat de; aradaki farkın mesafeyle pek ilgisi yoktur. Yine de İstanbul trafiği rastgele değildir. Belli kalıpları vardır ve bunları bildiğinizde havalimanı transferinizi çok daha güvenle planlarsınız.
Hafta içi gün nasıl akar?
Sabah erken, yaklaşık 07.00'den önce: günün genellikle en rahat zamanı. Yollar açık, iki havalimanına da çabuk ulaşılır.
Sabah yoğunluğu, kabaca 07.30-10.00 arası: Levent, Maslak, Şişli gibi iş merkezlerine ve köprülerden Avrupa yakasına doğru yoğun trafik.
Öğle saatleri: genellikle daha sakin, ama nadiren boş. Uçuşunuz uygunsa yola çıkmak için iyi bir zaman aralığı.
Akşam yoğunluğu, kabaca 16.30-20.00 arası: günün en zor kısmı. Merkezden çıkış yolları, köprü bağlantıları ve ana çevre yolları dolar.
Akşam geç saatler ve gece: trafik saat 21.00 civarından sonra, bazen çarpıcı biçimde, rahatlar.
Bunlar eğilim, tarife değil. Bazı günler akşam yoğunluğu erken başlar, bazı günler geç saate kadar sürer.
Farklı davranan günler
Cuma öğleden sonraları çoğu zaman haftanın en kötü zamanıdır; işten çıkanlarla hafta sonu yola çıkanlar aynı saatlere denk gelir. Pazar akşamları şehre dönenlerle kalabalık olabilir. Buna karşılık cumartesi ve pazar sabahları İstanbul'un her yerinde araç kullanmanın en keyifli zamanları arasındadır.
Her şeyi yavaşlatan etkenler
Yağmur
Hafif bir yağmur bile İstanbul'u belirgin şekilde yavaşlatır. Küçük kazalar artar ve bir köprü bağlantısında kapanan tek şerit kilometrelerce geriye yansır.
Bayramlar ve arifeler
Dini bayramların ve uzun hafta sonlarının arifelerinde, özellikle otoyollara doğru yoğun bir çıkış trafiği yaşanır. Bayram günlerinde ise şehir alışılmadık ölçüde boş hissettirebilir.
Etkinlikler ve yol kapanmaları
Büyük futbol maçları, konserler, maratonlar ve resmi ziyaretler bazı yolları kapatabilir ya da belirli semtleri yavaşlatabilir. Örneğin İstanbul Maratonu günün bir bölümünde bir köprünün trafiğe kapanmasına yol açar.
Köprüler: asıl darboğaz
Avrupa'dan Asya'ya ya da tersine yapılan her yolculuk birkaç geçiş noktasından birini kullanır: 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, daha kuzeydeki Yavuz Sultan Selim Köprüsü ya da deniz altından geçen Avrasya Tüneli. Trafik bu noktalarda yoğunlaşır. Sabiha Gökçen ile Avrupa yakası, ya da İstanbul Havalimanı ile Anadolu yakası arasındaki yolculuk sürelerinin en çok değişkenlik göstermesinin nedeni budur.
Bunun transferinize etkisi
Varışlarda uçağınızın ne zaman ineceğini siz seçemezsiniz ama beklentinizi ayarlayabilirsiniz. Cuma günü 17.30'da iniyorsanız sürenin uzun ucunu varsayın ve akşam planınızı buna göre yapın.
Gidişlerde kontrol daha çok sizde. Önerimiz şu:
- Terminalde olmak istediğiniz saatten, dış hatlarda kalkıştan yaklaşık üç saat önceden geriye doğru hesaplayın.
- Güzergâhınızın olağan yolculuk süresini ekleyin.
- Yoğun saatte, cuma günü, yağmurda ya da bayram öncesinde yola çıkıyorsanız cömert bir pay ekleyin.
Şoförler canlı navigasyon kullanır ve güzergâhı sürekli günceller; bu işe yarar, ama bütün seçenekleri kaplayan bir tıkanıklığı hiçbir güzergâh aşamaz.
Sabiha Gökçen için ayrı bir not
Avrupa yakasından Sabiha Gökçen'e gidecekseniz köprü geçişi yolculuğun en belirsiz kısmıdır. Aynı saatte İstanbul Havalimanı'na gitmekle karşılaştırıldığında, bu güzergâhta genellikle daha geniş bir zaman payı bırakmak gerekir.
Sakin bir bakış
İstanbul trafiği, vapurlar ve ezan sesi gibi şehrin bir parçası. Onunla savaşmanın anlamı yok, ona göre plan yapmak ise kolay. Havalimanı yolunda fazladan ayırdığınız zamanın bedeli kapıda içilen bir kahvedir. Az ayırdığınız zamanın bedeli ise bir uçuş olabilir.
Bu sitede dönüş transferi ayırtırken uçuş saatinizi bize yazın; size uygun bir alınma saati seçmenize yardımcı olalım.
Fotoğraf: Ibrahim Husain Meraj, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons üzerinden
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Yorum Yazın